Unuttunuz mu? – Dr. Erdinç Nayır

1306
Unuttunuz mu?

Maalesef ülkemizde gündem çok hızlı bir şekilde değişmektedir ve üzülerek söylemek isterim ki çok önemli konular ülke gündeminde ya yeterli yer almıyor ya da hiç bahsi bile geçmiyor.

Bu önemli konulardan biri sağlıkta her gün yaşanan şiddet!!!

Senelerdir yaşanan bu şiddet olaylarını son dönemde artmış görebilirsiniz. Evet arttı, ama daha önce de bu olaylara çok sık rastlıyorduk ve yaşıyorduk. Sadece basın yer vermiyordu.

Biz hekimler senelerdir sağlıkta şiddet konusuna dikkat çekmek için çabalıyoruz, şiddet olaylarını azaltmak için önerilerde bulunuyoruz, ama sesimiz duyan hiç kimse olmuyordu. Belki de duyan vardı ama umursanmıyorduk !

Sonunda basın bu konuyu gündeme getirdi. Nasıl gündeme geldi? Bir hekim canını kaybettiğinde gündeme geldi. Yoksa unuttunuz mu? Birçok kişinin unuttuğuna eminim, ama biz mesleğimizi seven, onuruyla bu mesleği yapan hekimler unutmadık. Unutan kişilere hatırlatayım.

18 Nisan 2012 tarihinde Gaziantep’te hasta yakını 17 yaşındaki M.G., Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde görevli 30 yaşındaki Dr. Ersin Arslan’ı bıçakla göğsünden ve karnından yaraladı. Durumu ağır olan Dr. Arslan ameliyata alındı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Vefat eden dedesinin emekli maaşını alamayacağından dolayı sinirlenen bir hasta yakını, hastalarının sağlığı için hayatını adayan bir hekimi, Dr.Ersin’i öldürdü. Hatırladınız dimi? O acı günü biz hekimler hiç unutmuyoruz!!!

Maalesef bu konuda birşeyler yapılabilmesi için bir can vermek gerekiyormuş. Şunu belirtmek isterim ki bu ilk can kaybımız değildi. Bu olaydan sonra sayın yöneticilerimizden açıklamalar geldi. Gerekli önlemler alınacaktır, şiddet uygulayan kişiler en ağır şekilde cezalandırılacaktır şeklinde açıklamalar yapıldı. Öldürülen hekimin ismi çalıştığı hastaneye verildi.

O günden bu güne, bu insanlık dışı olaylara son verme yetkisine sahip kişileri, basını, kendi çalıştığım hastaneyi gözlemliyorum.

Bakanlık, bu konuda çalışmalara başladı, toplantılar düzenledi. Bir takım açıklamalar yapıldı. Genelgeler gönderildi. İçeriğine baktığımızda bu konuda hassasiyeti artıracak tarzda yaklaşımlar mevcut olduğu görmekteyiz. Fakat birçok hekim şunu görmekte ki, net bir çözüm getirilmedi. Önemli olan hassasiyeti artırmak değil, önemli olan şiddeti önleyecek kesin önlemler almaktır.

Geçen gün bir radyo programına bir hekim annesi telefonla katıldı. Oğlunun başından geçen bir darp olayından bahsetti. Bir hasta yakını, poliklinikte hekim arkadaşımıza şiddet uygulamış ve hekim arkadaşımız bundan dolayı bir süre sağlık raporu almış. Durum mahkemeye kadar gitmiş ve direk sonucu söyleyeceğim, şiddeti uygulayan ve hekimin hizmet vermesini engelleyerek diğer hastaların sağlık hakkını hiçe sayan kişi sadece 2000 tl ceza almış. Yani söylemler güzel olsa da önemli olan bunun nasıl uygulandığıdır. Hala bir şeyin değişmediğini görebiliyoruz.

İşin basın tarafına baktığımızda neler var? Aslında hiçbir şey yok maalesef. Bir can verdiğimizde görsel ve yazılı basın bu olaya yer verdi. Bazı kişilerde söz vermelerine rağmen bu konuyu gündeme bile getirmediler. Bu konuyu gündemde tutmak ve tartışma programlarında bu konunun konuşulması gerekirken ekranlarda daha çok magazin programlarını, dizileri görmekteyiz. Bir doktor öldürüldüğünde bu konuyu işleyen köşe yazarlarına, program yapımcılarına, basın çalışanlarına teşekkür ederiz, ama bu yapılanlar yeterli değildi. Bir doktor ölmeden de bu konuda bizlere söz vermelisiniz.

Peki biz hekimler ne yaptık? Hekimler ve sağlık çalışanları seslerini duyurmak ve konuyu gündemde tutmak için eylemler düzenledi, basın açıklamaları yaptı. İşin daha trajik tarafı bazı fakülteler öğrencilerine savunma sporları konusunda dersler vermeye başladı.

Genel olarak baktığımızda şiddet olayı olduktan sonra yaptırımlarla alakalı adımlar atıldı, ama yeterli değil. Önemli olan şiddet olduktan sonra değil şiddet olmadan önce bu tarz olayların önünü kesmektir.

Ben 18 Nisan’dan bu yana hastanelerde, sağlık kuruluşlarında bir değişiklik göremedim. Şuan bir hasta yakını, daha önce olduğu gibi çok rahatlıkla ekmek veya döner bıçağı ile hastaneye girip bir sağlık çalışanını öldürebilir. İşte bir can daha vermemek için adım atılması gerekiyor, can verdikten sonra verilen cezalar belli.

Biz hekimler unutmadık ve hazırız!!! Bu problemlerin çözülmesi için bir katkımız olacaksa, fikirlerimiz yol gösterici olacaksa biz, sahada çalışan, hasta bakan ve mesleğini çok seven hekimler gerçek çözümlerin oluşturulmasında, hayata geçirilmesinde çalışmaya hazırız.

Unuttunuz mu? Bir doktor öldürüldü. Bir sağlık çalışanı daha ölmemesi için hadi gerçek, uygulanabilir ve etkin adımlar atmaya davet ediyorum. Çok geç olmadan!!!

Uzm. Dr. Erdinç Nayır