ÖSYM’den Şeffaflık Adına Bir Adım !!!

1274
ÖSYM

ÖSYM, 29 Ağustos 2013’de sitesinde yeni yasal düzenleme ile ilgili bir duyuru yayınladı. Yeni yasal düzenlemeyi ben ve birçok meslektaşım okuduğunda şaşırdık ve üzüldük. Yeni yasal düzenleme ile ilgili önemli maddeler:

  1. ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda sorulan sorular bedelli veya bedelsiz olarak telif hakkı devri yapılmayacak, başka bir yolla da yayımlanmasına izin verilmeyecektir.
  2. 2013-YDS Sonbahar Dönemi sınavından itibaren, yapılan sınavlardan sonra sorulan soruların tamamı internet üzerinden veya basın yayın organları vasıtasıyla yayınlanmayacaktır.
  3. ÖSYM’nin Misyonunun önemli bir boyutu olan “şeffaf bir kurum oluşturmak” doğrultusunda sınav sonuçları açıklandıktan sonra adayların erişimine açılan “cevap kâğıtlarının” adaylar tarafından görüntülenmesi uygulamasına devam edilecektir.
  4. ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek sınavlarda yer alan test sorularının tamamından rastgele seçilen % 10’u adaylara ait soru kitapçıklarındaki soru numaraları ve cevap seçenekleri ile birlikte adayların incelemesine açılacaktır
  5. Sınav sonuçları açıklandıktan ve cevap kâğıtlarının görüntüleri adayların erişimine açıldıktan sonra, sınav sorularının % 10’unu oluşturan ve adayların incelemesine açılan sorular, ayrıca; “Temel Soru Kitapçığı” adı altında ÖSYM’nin internet sitesinden tüm kamuoyunun da bilgisine sunulacaktır.
  6. “Temel Soru Kitapçığı” adı altında ÖSYM’nin internet sitesinden yayımlanan sorular dışında kalan ve artık Merkezimize ait gizli bilgi olarak nitelenecek tüm soruların yazılı, görsel veya işitsel olarak herhangi bir yolla bir bütün olarak veya kısmen paylaşılması halinde, paylaşan kişi ve kuruluşlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.

Evet sonuç olarak ÖSYM, sınav sorularının hepsini yayınlamayacak, sadece %10’u yayınlanacaktır.

Günümüzde tüm kaliteli, geniş kitlelere hizmet veren şirketler ve devlet kurumları şeffaflık adına söylemlerde bulunmaktalar ve adımlar atmaktalar. Şeffaf olma vakti de ÖSYM’nin…

İlk başta dediğim gibi bu yasal düzenlemeye şaşırdık ve üzüldük. Öncelikle üzüldüğüm nokta, benim ülkemin önemli kurumlarından birinin güvenilir olmasını isterim, fakat şuan maalesef birçok kişi için hala ÖSYM güven sağlayacak adımlar atmıyor. Bu beni bu ülkenin bir hekimi, vatandaşı olarak çok üzüyor. Çünkü bu sınavlara ben, meslektaşlarım, ülkemin güzel insanları giriyor, yarın benim çocuklarım ÖSYM’nin yaptığı sınavlara girecek. Geleceğinizi belirleyen bir sınava güvenmemek o kadar üzücü bir durum ki…

Şaşırdığım nokta ise şeffaflık adına yapılan bir adımın daha da gizlenmek, gizlemek amaçlı olmasıdır.

ÖSYM’nin kendisinin açıkladığı önemli bir misyon olan şeffaf bir kurum oluşturmak adına attıkları adım cevap anahtarını yayınlamak olmalıdır. Evet çok güzel bir uygulama, ben işaretlediğim cevap anahtarını göreceğim, böylece neyi işaretleyip işaretlemediğimi değerlendirebileceğim. Böylece yanlış hesaplanmış diye boşa itiraz etmemiş, ÖSYM’yi bu gereksiz itiraz dilekçelerinden kurtarmış olacağım. Bu güzel bir adım.

Peki diğer adıma bakalım, 4.maddede okuduğunuz gibi bu soruların sadece %10’nu yayınlanacaktır. Peki, şeffaflıksa ben diğer soruları nasıl göreceğim. Bana cevap anahtarını gösteriyorsunuz, ama soruları göstermiyorsunuz. Sadece cevap anahtarını göstermek şeffaflık değil ki, adaletli ve şeffaf bir sınavda ben sorular ile cevap anahtarımı kıyaslamam gerekiyor. Böylece ne yaptığımı değerlendirebilirim. Benim geleceğimi etkileyecek 100 tane sorunun sadece 10 tanesini görmem, benim bu sınava güvenimi artırmaz. Bu bir şeffaflık adımı da değildir.

Altıncı maddeye dikkat edin, tüm soruların yazılı, görsel veya işitsel olarak herhangi bir yolla yayınlanması suç sayılmaktadır. Sınava girenleri nasıl engelleyeceksiniz. Üniversite okuyan herkes bilir, sınav sonrasında sınava girenler hatırlama usulü ile soruları bir kenara yazar ve arkadaşlar arasında yayılır. Hangimiz fakültede eski sınav sorularına göz atmadan sınava girdi ki? Sınava giren binlerce kişiyi nasıl kontrol edeceksiniz, insanların konuşmasına, birbirine soruları söylemesine, vermesine bile yasal engel konuluyor.

Soru havuzunun oluşturulması ile soruların gizliliği ve bilimsel ölçme değerlerinin korunması adına yapılan bu adım, amacının tam tersine bir adım olmuştur. Soru havuzunun oluşturulmasında sıkıntı varsa, yeterli soru hazırlanamıyorsa bu ülkenin birçok akademisyenleri var, soru havuzu çok rahat genişletilebilir. Tıp için yapılan sınavlarda, tıp sürekli gelişmekte ve textbook bilgileri çok geniş, bunlar vasıtasıyla çok rahatlıkla soru havuzları genişletilebilir.

Bilimsel ölçme değerlerinin korunması konusu da ayrı bir sıkıntıdır. Son 3-4 yıldır bu değerlendirmenin yanlış yapıldığını, birçok kişiye yanlış hesaplamalar yapıldığını, çok fazla yanlış soru yöneltildiğini görmekteyiz. Bilimsel ölçme değerlerinin korunması adına yapılan bu adım, sorulan sorular herkes tarafından görünmesin ve yanlış sorulara itiraz edilmesin demek olmaktadır. Sınava girenler, girdikleri sınavdaki soruların yanlış olduğunu ölçecekler, soruları hatırlayacaklar da itiraz edecekler. Bu imkansız bir durumdur, ayrıca bir soruya itiraz etmek için de insanın elinde o sorunun olması gerekmektedir.

Benim gibi birçok kişinin isteği, benim geleceğim için önemli bir sınavın adaletli, güvenilir ve şeffaf olarak yapılmasıdır (Benim derken birçok meslektaşımı kastetmekteyim). Sorular tabi ki sınav öncesine kadar saklanmalı, maksimum güvenlik önlemleri alınmalıdır. Sınav esnasında kopyayı önleyecek mantıklı, maksimum güvenlik sağlanmalıdır. Bu hepimizin isteğidir, fakat sınav yapıldıktan sonra sınava girenlere şeffaf ve adaletli olmak için sınav sorularının cevap anahtarları, soruların kaynaklarıyla birlikte verilmesi gerekmektedir. Şuan ki uygulama, bazı sıkıntıları örtbas etmekten başka birşeye yaramaz.

Canım ülkemin insanlarının, hekimlerinin sağlıklı, güvenilir, adaletli sınavlara girmeye hakları vardır. Umarım misyona uygun adımlar atılır, insanlar geleceklerini güvenli bir şekilde oluştururlar. Ülkemizin buna ihtiyacı var.

Sevgi ve saygılarımla

Uzm. Dr. Erdinç Nayır