Kanserden Korunmak İçin 7 Öneri!

2745
doktor

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özet, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeni ile yaptığı açıklamada kanserden korunmanın yolları, taramalar ve güncel kanser tedavileri ile ilgili bilgi verdi.

 

Prof. Dr. Ahmet Özet, kanserin normal hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması ve büyümesi ile oluştuğunu belirterek “Kanser hücreleri normal hücrenin aksine başka hücrelerle temas ettiklerinde dahi büyümeye ve çoğalmaya devam ederek kendi damar ağını oluştur, diğer hücrelerin aleyhine beslenmeye devam ederler. Zaman içinde bulundukları dokulardan farklı dokulara lenf ve kan yolu ile ulaşırlar. Ulaştıkları yerde büyümeye ve çoğalmaya devam ederek kitle etkisi oluştururlar” dedi.

 

Kanserden korunmak ve tedavi olmak mümkün mü?

Kanser %5-15 oranında kalıtsal genetik özellikler nedeniyle oluşabilirken çevresel faktörler ve kişinin yaşam koşulları da kanser oluşumunda etken olur. Prof. Dr. Özet, kansere sebep olan faktörleri, riski azaltmak için yapılabilecekleri şöyle sıraladı:

Günümüzde en çok sorulan soruların başında “ kanserden korunmak ve tedavi olmak mümkün müdür?” gelmektedir. Bu konuda toplum olarak, birey olarak ve sağlık çalışanı olarak herkesin yapabileceği şeyler vardır;

 

1)    Sigara, savaşılması gereken kanser nedenlerinin başında gelmektedir. Kanserden ölümlerin %30’ undan, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık % 90’ından sigara sorumludur. Ayrıca sigara; ağız, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, pankreas, mide, böbrek, idrar kesesi kanserlerine de yol açmaktadır.

2)    Alkol ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserine neden olabilmektedir. Özellikle sigara ile beraber alkol kullanmak bu kanserlerin riskini daha fazla artırmaktadır.

3)    Güneş ışığına yani ultraviyole B ışınlarına uzun süre maruz kalmak da deri kanserine yol açabilmektedir. Bununla birlikte, uzun süre solaryuma girmek de kanser riskini artırabilmektedir. Yaz aylarında 10.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruziyetten uzak durulmalı ve koruyucu kremler kullanılmalıdır.

4)    Güvenli bir cinsel yaşam ve aşılanma gibi korunma yöntemleri ile HPV, HBV ve HİV gibi kronik enfeksiyonlardan ve neden oldukları kanserlerden korunulabilir.

5)    Sağlıklı beslenmek kanserden korunmada en önemli noktalardan birisidir. Kanser riskini artıran gıdalardan uzak durmak, kısa zamanda yüksek ateşte ve ateşe yakın pişirme gibi yöntemlerden kaçınmak önemlidir. Fast-food tarzı beslenme, hazır ve işlenmiş gıdalardan kaçınma, sebze ve meyveden zengin Akdeniz usulü beslenme herkesin yapabileceği basit korunma örneklerinden birisidir. Kanseri önleyici besin öğeleri olan mevsimsel taze meyve ve sebze içeren gıdalar tüketilmeli, günde en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Fazla miktarda sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalıdır. Günde 2-3 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekir. Fazla kırmızı et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı için haftada en fazla yarım kilo kırmızı et tüketilmeli, bunun yerine; balık, tavuk, hindi gibi beyaz etler tercih edilmelidir. Şeker ve yağ tüketimine de dikkat edilmelidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yenilmelidir. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, tam yulaf tercih edilmelidir. Ayrıca

6)    Besinlerin saklama koşullarına da gerekli özenin gösterilmesi gerekmektedir. Plastik kaplar yerine cam kaplar, nemli sıcak ortamlar yerine serin kuru ortamlar tercih edilmelidir.

7)    Düzenli olarak günlük en az 30 dakika egzersiz yapanlarda; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmektedir. Aşırı kilolar başta meme kanseri olmak üzere; kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkilidir. Kilo vermek ile kanser riski belirgin olarak azalmaktadır.

 

ERKEN TANIDA BİREY VE SAĞLIK ÇALIŞANI ELELE OLMALI!

 

Prof. Dr. Ahmet Özet, erken tanının önemine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:

“Tüm bu önlemlere rağmen kanser bazen kaçınılmaz olabilir. İşte bu noktada erken tanı büyük önem kazanır. Erken tanı bireyle sağlık çalışanının elele yapacağı bir şeydir. Kanserde erken tanı kanseri bulunduğu doku içindeyken yakalanmasıdır. Bu evre de hastalık henüz etrafa yayılmamıştır. Bu evre de tanı konulup tedavi edilen hastaların kanserden tamamen kurtulma şansı daha yüksektir. Meme de saptanan sertlik, dışkı alışkanlıklarında değişiklik, kanama, istemsiz kilo kaybı, ısrarlı baş ağrısı, kanlı balgam, kronik öksürük gibi şikayetler bizi kanser açısından araştırılması gereken bulgulardandır. Ama erken tanı ve kanserden korunmanın en önemli yolu taramadır.

 

Sağlıklı bireyler için kanser tarama önerileri;

  • Meme kanseri için 40 yaş ve üzerinde mamografi ile tarama başlamalıdır.
  • Aktif ya da pasif sigara içicisi veya altta kanser oluşumuna neden olabilecek riskleri olan kişilere 50 yaş ve üstünde düşük dozla çekilen Akciğer tomografisi ile tarama öneriliyor.
  • Erken tanı ile tamamen şifa olabilecek olan rahim ağzı kanseri için cinsel ilişkiden sonra ilk 3 yıl içinde ve 21 yaşından önce tarama başlanmalı ve 30 yaş üstündeki kadınlar için kanser öncüsü bir enfeksiyon olan HPV testinin yapılması önerilmektedir.
  • Bağırsak kanseri için risk oluşturan bir durum yoksa tüm bireyler için 50 yaş ve üzerinde tarama kolonoskopisi yapılması önerilmektedir.
  • Prostat kanseri için risk altındaki  bireylerde 50 yaş ve üzeri ürolojik muayene ve PSA kontrol önerilir.

 

Kanser günümüzde tarama programları, erken tanı ile tamamen tedavi edilebilmesi mümkün bir hastalıktır. Gelişen yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri sayesinde başarılı sonuçlar alınmaktadır. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve tüm değerli üyelerinin bu hastalığın her aşamasında hastalarımızın ve yakınlarının yanında olduğunu ve birlikte bu hastalığı yenmek için sizinle birlikte yanınızda olmaya devam edeceğini bildiririz.