Hekimlerin Bilimsel İlerlemesinde Kısıtlama

942
Kongre

Hekimlerin Bilimsel İlerlemesinde Kısıtlama

Hekimlerin kongrelere ve toplantılara firma sponsorluğunda katılmalarıyla alakalı yeni bir yönetmenlik yayınlandı. Hepiniz hatırlıyorsunuzdur veya bilmeyende vardır, çok olmadı bu yönetmenlik yayınlanalı. İsterseniz bir hatırlatma yapayım.

Yayınlanan yönetmenlikteki ilgili kısım:

“Bir sağlık meslek mensubu aynı yıl içerisinde toplam üç kez bu destekten yararlanabilir; bu üç desteğin sadece iki tanesini aynı ruhsat/izin sahibi sağlayabilir ve yine bu üç desteğin sadece bir hakkını yurtdışında yapılan toplantılarda kullanabilir. Ruhsat/izin sahiplerinin desteğiyle, sağlık meslek mensuplarının konuşmacı veya bildiriyi sunan araştırmacı olarak katılım sağladıkları toplantılar bu kapsamda değerlendirilmez.”

Şuan herkes biliyor ki, kolay kolay bir hekim her kongreye kendi geliriyle katılması güçtür. Bu yönetmenlikte kongreye katılım sınırlaması 3’e indirilmiştir. Bu yıl, yani 2012 yılında bir kısıtlama gelmişti, firma sponsorluğunda toplamda 5 adet toplantı ve kongreye biz hekimler katılabiliyorduk. Bu sınırlama biz hekimlerin bilimsel ve mesleki eğitimleri için yeterli bir sayıydı. Çünkü sözlü veya poster bildirisiyle de katılım sağlıyorduk, ama bu son değişiklik gerçekten bizi sınırlandıran mesleki olarak ileriye adım atmamızı engelleyen bir sınırlamadır.

Kongreye ve toplantılara katılım, hekimlerin vermiş olduğu sağlık hizmetinde ciddi sıkıntılar yaratıyorsa, bir sınırlama olmasına bende katılıyorum. Bu sınırlama bu yılki 5 adet toplantı hakkı gayet uygundu. Türkiye’de sağlık hizmetinin aksamasını bir hekim olarak bende istemem.

Eğer bu kısıtlama, üniversitelerdeki akademisyenlere ulaşmayı kolaylaştırmak için yapılıyorsa, pek etkili olacağını düşünmüyorum. Zaten üniversitelerde akademik ünvana sahip hocalarımız, hekimlerimiz toplantılarda sözlü sunumlar yapmaktadır. Sözlü sunumlar bu kısıtlama içerisine girmemektedir.

Kongreleri tatil diye görenler var. Hekimler kongreye toplantılara girmiyorlar, tatil yapıyorlar diyen kişilerde mevcut. Bu söyleme sadece gülümsüyorum, çünkü toplantıya katılan bir hekimin bile bilgi birikimi artıyorsa o kongre, tatil için değildir. Ayrıca kongrelere sık katılan bir hekim olarak şunu söyleyebilirim ki gerçekten güzel toplantılara katılımlar gayet iyi olmaktadır. Ayrıca kongreler, tamamı ile bilginin aktarıldığı ortamlar değildir. Hekimlerin sosyal bir ortamda iyi ilişkiler kurmaları, ortak adımlar atmaları, birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri ve hatta yoğun çalışma koşulları altında ufak bir nefes alma zamanlarıdır. Bu söylediklerimde kongre zamanının %10-20 lik kısmını kapsamaktadır.

Bu yönetmenlikle şu da söylenebilir. Yayın yapan, bildiride bulunan kişiye sınırlama yok. Türkiye koşullarında hasta yoğunluğu içerisinde günlük rutin işlerden sıyrılarak ne kadar çalışma yapıldığı ortadadır. Bizden birçok konuda geride olan bazı ülkeler, bilimsel araştırmalar, çalışmalar konusunda ülkemizi geçmiş durumdalar. Ülkemizde hekim üzerindeki iş yükünden dolayı kısıtlı ürünler ortaya çıkmaktadır. Bunu çıkartabilenler, çalışma yapabilenler bir şekilde bu sınırlamaya takılmazlar, fakat her toplantı içinde bu geçerli olamaz tabiki.

Bir ilçeye atanmış uzman hekim, mevcut koşullarda ne kadar çalışma yapabilir? Gittiği hastanede sağlık hizmetini güçlükle verebiliyorken nasıl çalışma yapabilir? Örneğin benim mecburi hizmette atandığım ilçede çalışma yapmak imkansızdı. Yayın yapmaz, bildiride bulunmazsanız da yeni yönetmenlikle kongreye katılım 3 ile sınırlanmaktadır. Şu da unutulmamalıdır ki, bir hekim uzman olduktan sonra mesleki açıdan bilgilerini güncellemesi, artırması, yeni yaklaşımları öğrenebilmesi için toplantılara katılması önemlidir.

Yurt dışına katılım ise sadece bir ile sınırlandırılmış vaziyettedir. Şunu diyebilirsiniz, yayın yap, gönder sınırın olmaz. İşin gerçeğini yaşayanlar şunu çok iyi bilirler ki, yurt dışında ülkemizden bir hekimin bildirisinin yayınlanması çok güçtür. Bunun birçok sebebi var, kendini bilime adamış hekimler bu konuları çok iyi bilirler. Sonuç olarak biz hekimler, ülkemizin bilimselliğini ileriye taşımak isterken bu sınırlandırma ile sadece yurt dışında bir toplantıya katılabileceğiz. İlerde göreceksiniz, yurt dışı büyük kongrelerde, toplantılarda, Türkiye vatandaşı hekimler parmakla sayılı olacaktır. Belki de bulamayacaksınız. Doğal olarak da ülkemizi bilimsel ortamlarda temsil edemeyeceğiz.

Kongreler ayrıca bir turizm aracıdır. Kongrelerin yapıldığı oteller, o bölge, kongre katılımıyla bir gelir kazanmaktadır. Yazın yabancı turistlere kapılarını açan oteller, kışın hekimlere kapılarını kongre sebebiyle açmaktadır. Kongreye tatil gözüyle bakan bazı kişilerin dikkat etmesini isterim ki, kışın ortasında yağmur altında kongre oteli pek de tatil amaçlı kullanılamamaktadır.

Bu kısıtlamadan en çok etkilenecek hekimler ise bizleriz. Bilimsel olarak kendini geliştirmek, mesleğinde ileriye adım atmak, hastalarına en son güncellenmiş yaklaşımları göstermek isteyen biz genç hekimleri, bu kısıtlama, ileriye adım atmamızı ve gelişmemizi etkileyecektir.

Türkiye’de hekimlerin bilimsel anlamda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesi için klinik araştırmaların, çalışmaların önü açılmalı, teşvik edilmeli, kongrelerle kişilerin ufku genişletilmelidir.

Şunu tekrarlamak isterim ki, ülkemizin sağlık sistemini aksatacak bir sistem istemiyorum, yani biz toplantıdan toplantıya gidelim, hastalarımız bize ulaşmada güçlük çeksin, bunu tabiki istemiyorum. Sağlık hizmetini en iyi şekilde vermeye devam edeceğiz, ama bir taraftan da bilimsel aktivitelerimizi de yapmamız gerekmektedir.

Ülkemizin bilimsel açıdan en iyi şekilde temsil edilmesini isteyen herkesin biz hekimlere söz vermesini istiyoruz. Benim gibi birçok hekim bu konudan rahatsızdır. Bizler sağlık hizmetini daha kaliteli verebilmek, ülkemizi bilimsel açıdan ileriye götürmek için bu sınırlandırmanın daha pozitif olarak uygulanır, biz hekimleri negatif etkilemeyecek boyutta olmasını istiyoruz.

Biz genç hekimler ülkemizi ve hastalarımızı düşünüyoruz. Bizlere kulak vermeniz, bilimsel açıdan önümüzü açmanızı dilerim. Bizlere söz verirseniz, ülkemizi bilimsel açıdan daha ileriye taşıyabiliriz.

Uzm.Dr.Erdinç Nayır