EYLÜL 2012 TUS’u için neler yapılmalı?

1492
TUS

Nisan TUS’unu geride bıraktık, hedefine ulaşan tüm meslektaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. Bu sınava hazırlık süreci sonunda başarılarına katkı sağladığım, başarılarını benimle paylaşan tüm meslektaşlarıma da ayrıca teşekkür ederim.

Evet geldik şimdi, Eylül TUS’una…

Artık bu sınava hazırlık için birçok meslektaşımdan mesaj alıyorum, yüz yüze görüşmeler yapıyorum. Bana çok sık sorulan sorular ve sıkıntılar mevcut. İşte bu yazımda önümüzdeki sınavda başarı için yapılması gerekenlere değinmek istiyorum.

TUS hazırlık sürecinde yapılan en büyük hatalardan biri konu tekrarına ağırlık verip soru çözümüne çok önem vermemektir. Geçen sınava hazırlanıp istediği sonucu alamayan birçok meslektaşımın ortak hatasıydı.

Konu tekrarlarını gayet akılcı bir şekilde genelde yapıyorsunuz, ama konuda öğrendiğiniz bilgiyi yeteri kadar soruda kullanamıyorsunuz. Deneme sınavlarınızda netlerinizin artmadığını veya iyi tekrar yapmanıza rağmen istediğiniz nete ulaşamadığınızı görüyorsunuz.

İşte bu sonuçların en önemli sebebi, öğrendiğiniz bir bilgiyi soruda yeterli görememenizdir. TUS, bildiğimiz gibi çoktan seçmeli bir sınavdır. Bir sınava giriyorsunuz ve sizin öğrendiğiniz bir bilgiyi sınavda 5 şık ile test ediyorlar. O zaman o soruları çok iyi yapmak için öğrendiğiniz, tekrar ettiğiniz bir bilgiyi soruda çok sık kullanmanız, o 5 şıkkı çok sık görmeniz gerekiyor.

Sözlü veya yazılı bir sınava giriyor olsaydık sadece konu okuma ve tekrarla sınava girmeniz yeterli olurdu, ama TUS’da bu yeterli olmuyor. Mutlaka soru çözümü pratiğini de iyi ve sık yapmak gerekiyor.

Önümüzdeki sınav için çözülmesini mutlaka önerdiğim soru kaynakları, deneme sınav soruları ve vaka sorularıdır. Ne kadar fazla deneme sınav sorusu ve ne kadar çeşitli vaka sorusu çözerseniz netinizde o ölçüde artacaktır. Deneme sınav sorularını, bir soru kitabı çözer gibi, branş branş konu çalışmalarınızdan sonra çözmenizi öneririm. Bu sınav için evde özel bir deneme sınavı uygulaması yapmanıza gerek olmadığını düşünmekteyim.

Önümüzdeki sınav için bir diğer önerim de dersleri çalışma sıranızla alakalı olacaktır. Herkes kendine göre bir sırayla branşları çalışmaktadır. Bu sıralamayı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Bunlardan birincisi dahiliye ile pediatri. Arkadaşlar çalışma programlarınızda dahiliye ile pediatriyi arka arkaya koymayın, çalışmayın. İkisi de birbirine benzer konuların çoğunlukta olduğu branşlardır. Her ikisinin arasına en az 2 ders koymanızı tavsiye ederim. Böylece bir bilgiyi unutmak üzereyken tekrar etme fırsatı bulursunuz.

Bu konuda ikinci önerim ise, sıkılgan bir yapısı olan kişilerin biyokimya ve farmakolojiyi arka arkaya çalışmamasını öneririm. Son 15 günde son çalışılan dersler olarak biyokimyayı ve farmakolojiyi arka arkaya çalışabilirsiniz, böylede olmalı diye düşünüyorum. Ama bu dönemden önceki çalışmalarınızda biyokimya ile farmakoloji arasına rahat ve kolay anlayabildiğiniz, çalıştığınız bir dersi almanızı tavsiye ederim.

Çok sık sorulan sorulardan biri de, günde kaç saat çalışılması gerektiğidir. Bu kişiye ve hedeflere göre değişir. Yaşadığınız ortamda, mevcut koşullarınızda maksimum zamanı TUS’a ayırmanız gerekiyor. TUS’dan önemli olmayan aktivitelerinizi sınav sonrasında da yapabilirsiniz. Bu dönemde ne kadar zamanı TUS’a ayırır, ne kadar emek harcarsanız o ölçüde karşılığını alırsınız.

Bazı arkadaşlarımız ‘offline videoları dersanelerde izleyerek tekrar yapsak mı’ diye sormaktadır. Arkadaşlar dersanelerdeki offline videolar, giremediğiniz kaçırdığınız dersleri dinlemeniz için yararlıdır. Bir diğer yararı da özellikle farmakoloji ve biyokimya dersini tekrar dinlemek, seyretmek netlerin artışına sebep olmaktadır. Fakat onun haricinde evde kendiniz konuları aklınızda geçirmeyip, tekrar etmeyip sadece offlinelardan yararlanmanız size katkıdan çok zarar getirir. Bir bilgiyi derste öğrendikten sonra tekrar tekrar offline videolarda dinlemektense, bir kez dinledikten sonra o bilgiyi aklınızdan birkaç kez geçirmeniz daha iyi ve yararlı çalışma adımı olur.

Eylül sınavına kadar yapılmasını önerdiğim, konuların en az iki defa tekrar edilmesiyle birlikte deneme sınavı sorularına ve vaka sorularına zaman ayırmanızdır. Deneme sınav sorularını ne kadar çözerseniz pratiğiniz artar ve sorulara yaklaşımınız gelişir.

Umutlarınız hep içinizde yaşasın, yapmayı düşündüğünüz, başarmayı istediğiniz hayallerinizi emin olun ki sizin durumunuzda olup da başaran kişiler geçmişte vardı.

Türk Edebiyatı’nın önemli ustalarından biri olan Orhan Kemal, Nazım Hikmet’le 3,5 yıl adlı kitabında Nazım Hikmet’e şu sözleri söylemiştir:

‘Kederli, mahzun, acılı olmak için sebepler mevcuttur, fakat ümitsiz olmak için tek bir sebep mevcut değildir. Daha acı, daha mahzun ol, fakat sevincin ve ümidin pırıl pırıl parlasın…’

Her zaman ümitleriniz pırıl pırıl parlasın, mesleki yaşamınızda her zaman başarılar dilerim…

Sevgiler ve saygılar…

Uzm. Dr. Erdinç Nayır