Diabetes Mellitus Tedavisinde İnkretinler

5437
januvia
Diabetes Mellitus Tedavisinde İnkretinler
Zaman elimizden akıp giderken mesleki yaşamımızda da bir takım gelişmeler olmaktadır. Özellikle  birçok klinik patolojilerin tedavisinde çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmalar sonucunda tedavilerimizde yenilikler karşımıza çıkmaktadır.
Güncel konular, yeni tedaviler mesleki yaşamımızda önemli olduğu gibi TUS’nda da önem arz etmektedir.
Bu gelişmelerden biri de ciddi bir sağlık sorunu olan,  diabetes mellitus (DM) ’un tedavisinde izlemekteyiz. Günümüzde dünyadaki DM’lu hasta sayısı 190 milyon civarındadır ve 2030 yılında bu sayısının 330 milyona ulaşması beklenmektedir. Görülme oranının yüksek olması, ciddi sağlık problemlerine, komplikasyonlara yol açması sebebiyle özellikle DM tedavisinde bir takım yeni gelişmeler olmaktadır. Bazı yeni ajanlar tedavilerimize girmiştir.
Bu köşe yazısında, işte bu yeni ajanlardan olan inkretinomimetik ajanlardan bahsedeceğim.
Bildiğimiz üzerine vücutta insülin salınımı, glukoz düzeyiyle alakalıdır. Bazı çalışmalarda intravenöz verilen glukoz ile oral verilen glukozun insülin salınımını eşit oranda uyarmadığı, oral verilen glukozun pankreastan insülin sekresyonunu ve salınımını daha fazla uyardığı tespit edilmiştir. Bu farkı oluşturan ise oral glukoz alımından sonra gastrointestinal sistemden sentezlenip salınan ve pankreastan insülin sekresyonunu uyaran inkretin hormonlarıdır.
Tip 2 DM’li hastalarda inkretinlerin etkisi bozulduğu ve bu etkinin düzeltilmesinin kan glukoz düzeyinin regülasyonunda önemli olduğu çalışmalarda tespit edilmiştir.
Hadi gelin lafı fazla uzatmayalım ve bu inkretin hormonlarının etkilerine ve tedavideki yerine bakalım.
Tip 2 DM tedavisinde gastrointestinal (inkretin) hormonlar ve bunların inhibitörleri üzerinden endojen insülin sekresyonunu artıran ajanların bir kısmı tedavilerimize artık girmektedir.  Bu ajanlar :

– İnkretin mimetikler: GLP – 1R (glucagon like peptide -1 reseptör) agonistleri (exenatide, liraglutid)

– GİP (glucose independent peptide) analogları

– DPP – IV (dipeptidil peptidaz – IV) inhibitörleri (vildagliptin, citagliptine)

GLP – 1, insülinotropik etkili olup , barsak mukozasındaki L – hücrelerinden salgılanır. Etkisini postprandiyal hiperglisemi üzerine gösterir. Glukozun insülin salgılatıcı etkisini artırır. Glukoza bağımlı etki gösterdikleri için hipoglisemi beklenmez. İnsülin sekresyonunu ve yapımını artırır. Glukagon salınımını ise baskılar. Glukagon salınımını baskılanması sonucunda karaciğerden çıkışı azalır. İnsülin sekresyonunu artırması ve glukagon salınımını baskılaması glikoza bağımlıdır. Beta hücre çoğalmasını artırıcı ve apopitozu önleyici etkisi vardır. Bu etkilerinin yanı sıra doygunluk hissinde artış yaptığı ve mide boşalma hızını düzenlediği, yavaşlatığı tespit edilmiştir. Subkutan olarak kullanılır. Kilo kaybı sağlamaktadır. Bu grup ilaçlarda en önemli yan etki bulantıdır.
Bu inkretin hormonlarını yıkan enzim ise dipeptidil peptidaz IV (DPP – IV) enzimidir.  DPP – IV inhibitörleri, endojen inkretinlerin (GLP-1 , GIP ) yıkılmasını önler. Böylece inkretin hormonların etkisini artırır. Kilo açısından nötr etkilidir.
İnkretinlerin etkisi kısaca aşağıda bahsedilmiştir:
 
Yapılan çalışmalarda bu ajanlar, açlık kan glukozunu 20 – 30 mg/dl, HbA1c düzeyini ise % 0,5 – 1 düzeyinde düşürdüğü tespit edilmiştir.  Bu ajanların kullanılma şekilleri ve günlük dozları aşağıdaki tabloda verilmiştir:
 

Bu ajanlar ve etkileri artık sınavlara da sorulmaktadır ve önümüzdeki sınavlarda sorulmaya adaydır. Örneğin;  2008 Ekim de yapılan Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda aşağıdaki soruda inkretinlerle ilgili bazı bilgiler sınanmıştır.

SORU: İnkretin grubu bir antidiyabetik olan eksenatid ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Pankreasın beta hücre fonksiyonunu korur.

B) Glukagon salgısını artırır.

C) Gastrik boşalmayı yavaşlatır.

D) Başlıca yan etkisi bulantıdır.

E) Parenteral kullanılır.

Hem mesleki yaşamımızda sıkça karşılaştığımız hem de TUS, YDUS gibi sınavlarda sürekli karşımıza çıkan DM’un tanısı ve tedavisi mutlaka iyi bilinmelidir. Tedavide yenilikler ortaya çıksa da Tip 2 DM tedavisinde en önemli ajanlar metformin ve insülindir. Diyabet tedavisinde, özellikle son iki dekadda bir çok yeniliklerle, yaklaşımlarla karşılaştık. Önümüzdeki yıllarda DM ile ilgili yeni açılımların olması, kanımca şaşırtıcı olmaz.

Mesleki yaşamınızda ve sınavlarda başarılar dilerim.

Sevgiler, saygılar…
Uzm. Dr. Erdinç Nayır