‘Bir Kez Ayakkabı Giymekle Kanser Olunmaz’

1065
shoes

4. Uluslararası Gastrointestinal Kanserler Konferansı’nda son günlerin tartışmalı konusu zehirli ayakkabılara değinen Prof. Dr. Şuayib Yalçın, kimyasal kanserojenlerin tek başına ve kısa sürede kanser yaptığı algısının doğru olmadığını söyledi.

Ülkemizde sık görülen kanser grubu olan sindirim sistemi kanserleri ile ilgili bilimsel gelişmelerin ele alındığı 4. Uluslararası Gastrointestinal Kanserler Konferansı (4.IGICC), 12-14 Aralık 2014 tarihleri arasında İstanbul’da yapıldı. Konferansta son günlerde çok konuşulan zehirli ayakkabıların kansere etkisi de gündeme geldi.

Kimyasal kanserojen maddelerin tek başına ve kısa sürede kanser yaptığı algısının yanlış olduğunu belirten Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, zehirli ayakkabıların istenilen miktarın üzerinde kanserojen maddeiçerdiğini ifade etti. Prof. Yalçın, “Zehirli ayakkabılar, zannedildiği gibi zehirli değil. Bu ürünlerin kanserojen madde taşıması bu kişilerin hemen kanser olacağı veya daha sonra kanser olacağı anlamına gelmiyor. Bizim ülkemizin tüzüğü var ama bunlar uyulmamış. Uzun dönemde bu maddeler kansere yol açabilir. Ama hasbelkader bir kez ayakkabı, çanta giyildi diye kanser olunmaz” dedi.

“KANSER ÖCÜ GİBİ GÖSTERİLİYOR”
Ülkenin sosyal yaşamının bu maddelerden uzak tutulması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Yalçın, “Bunun için alınmış kurallar var. Bu tür kanserojen elemanlardan Avrupa Birliği ve Amerika’nın standartlarına göre, ülkemiz standartlarıyla bir araya gelerek bunlardan korunulması lazım. Buradaki temel sorun bu kurala uyulmamış olmasıdır. Buna da taviz verilmemiş olması sevindiricidir. Halkımıza kanserin öcü gibi gösterilmesi, kanserle insanların bazı durumlarının terbiye edilmeye çalışılması kanser algısını yanlış duruma çeker. Kanser korkusu ile birlikte kanserle baş etmelerini güçleştirir. Hem yeni insanları hem de kanser hastalarını zor durumda bırakıyor. Mevzuata uymayan maddelerle mücadele ederken bizler halkı korkutmadan yapmak istiyoruz. Halkımızı değil, o suçluları korkutmakta fayda var. Bu tür ayakkabıları, çantaları halkımız hak etmiyor. Uygun cezalar verilmeli” diye konuştu.

“KANSER, KALP HASTALIKLARINI GEÇTİ”
Uluslararası Kanser Savaş Örgütü (UICC) Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ise, “Kanserin dünyadaki ölüm nedenlerinin başında yer alacağını söylüyorduk. 2011 yılında bu gerçekleşti. 2012 yılında yayınlanan ölüm raporlarına göre 7 milyon 870 bin kişinin ölümüyle kanser, 7 milyon 20 bin kişiyle kalp hastalıklarının önüne geçti. Biz hangisinin önemli olduğunun savaşını vermiyoruz. Problemin boyutunun artmasının göstergesi bu. Her yıl 14 milyon kişi kanser oluyor, 8 milyon kişi ölüyor” şeklinde konuştu.

‘TÜMÖRÜN YUVASI YIKILACAK”
Karmanos Kanser Merkezi Wayne State Üniversitesi’nden Prof. Dr. Philip Agop Philip de, kanser tümörlerini küçülten ve yok eden ilaçların geliştirildiğini, bu ilaçlarla birlikte tedavide başarının artacağını dile getirdi, “Tümörün yuvasını yıkan ilaçlar söz konusu” dedi.

“SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ SIK GÖRÜLÜYOR”
Sindirim sistemi kanserlerinin ülkemizde sık görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Şuayib Yalçın, genellikle sinsi seyirli olan bu kanserlerin ileri evrede belirtilere yol açtıklarını ve çoğu kez geç aşamada teşhis edildiklerini söyledi. Geç teşhisle birlikte bu kanserlerde tedavi şansının azaldığını belirten Yalçın, korunma tedbirlerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Tütün ve alkoldan uzak durmak, sağlıklı beslenmek, kilo kontrolü ve egzersiz yapmak, enfeksiyonlardan korunmak, Hepatit B aşısı yaptırmak gerekir. Kalın bağırsak kanserlerinde tarama testleri ile erken tanı ve tedavi mümkündür.”

Kanserden korunmada bireysel tedbirlerin dışında toplumsal ve sosyal önlemlerin de alınması gerektiğini kaydeden Yalçın şöyle devam etti: “Bunların başında çocukluk çağından itibaren sağlıklı yaşamın desteklenmesi gelir. Bunun için çocukların korunması çok önemlidir. Çocuklara doğru ve sağlıklı yaşam biçimlerinin kazandırılması ve onları yanlış beslenme alışkanlıklarına sevk edecek zararlı etkilerden korumak gereklidir. Ayrıca sağlıklı çevre oluşturulması, kamusal alanlarda ve toplumsal yaşam alanlarında havalandırmanın özendirilmesi, yaşam alanlarının aktif yaşamı destekleyecek şekilde yapılandırılması, sadece çocuklar için değil genç, yaşlı herkes için önemlidir.”

“GELENEKSEL BESLENME TARZI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”
Özellikle mide ve yemek borusu kanserlerinin ülkemizde hala önemli sorun oluşturduğunu vurgulayan Yalçın, bunun önüne geçmek için de beslenme tarzımızın bilimsel taramadan geçirilmesi ve halkın bilinçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. (Kaynak: ntvmsnbc)