Bir Doktor Öldü, Tek Sebep SABİM mi?

1633
doktor

Günlerdir meslektaşlarımız üzüntülü, keyifsiz, sinirli ve tepkili! Çünkü bir meslektaşımız, mesleğinin en güzel ve heyecanlı döneminde intihar etti. Dr. Melike Erdem’in intihar etmesinin ardından sosyal medyayı, internet ortamındaki haber sayfalarını, görsel ve yazılı basını çok yakın bir şekilde takip ettim. Gözüme takılan ve beni rahatsız eden noktalar oldu.

Beni rahatsız eden durumlardan biri, basının böyle bir duruma duyarsız kalmasıydı. Bir doktor intihar ediyor, bu haberi gazetelerin baş sayfalarında görmeyi, tartışma programlarında nedenleri hakkında konuşulmasını beklerken, bazı gazetelerin baş sayfalarında magazin haberleri açısından ünlü bir kişinin ehliyetini kaptırması veya şu sebzeyi yerseniz şuna iyi gelir tarzında popüler kültüre hizmet eden haberler gördük ve bunların bir doktor canından, doktorların yaşadıkları sıkıntılardan daha önemli olduğunu hepimiz görmüş olduk.

Dikkatimi çeken noktalardan biri de, intihar olayının olduğu gün Türk Tabipler Birliği (TBB) nin öncülüğünde hekimler, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) Alo 184 hattına, işleyişine karşı ciddi tepkiler verdiler. Çünkü, Melike, SABİM’e gelen bir şikayete karşı savunma verdikten sonra intihar etti. Evet, bu SABİM hattı hakkında gerçekten de sıkıntılar var, birçok hekim, sağlık çalışanları tarafından bu bilinmektedir. Buraya gelen şikayetler için hekimlerden savunma alınmadan önce mutlaka bir tıbbi bilgi süzgecinden geçmesi gerekmektedir.

Öyle bir hava esiyor ki, sanki bu intiharın tek sebebi SABİM’e gelen şikayet. Evet bu şikayete verilen savunma meslektaşımızı üzmüştür, meslek hayatında bardağı taşıran son damla olmuştur. Bizler çok ciddi sıkıntılarla okuyoruz ve ömrümüz boyunca okumaya, yeni gelişmeleri öğrenmeye devam ediyoruz, mesleğimiz için ciddi emekler sarfediyoruz. Bu emekleri veren hekimler, sadece bir şikayet sonucunda intihar etmez, yani bu intiharın sebebi sadece bir şikayet değildir.

Şuan hekimlerin birçoğu mesleklerinin geleceği konusunda umutsuz ve mutsuzdur. Bir çoğu depresyona girip tıbbi destek almaktadır. Bazıları hemen maddi durumları devreye sokmasın, şuan hekimlerin en büyük isteği, mesleklerini huzurlu ve güven içerisinde yapmaktır.

Evet artık bu havayı dağıtalım, yani bu intiharı sadece SABİM’e yüklemeyi bırakıp bir hekimin mesleğini yaparken yaşadıkları sıkıntılara odaklanalım. Hekimlerin ve hekimliğin ölmemesi için!!!

Odaklanılması gereken noktalar:

  • 36 saat uykusuz kalan asistan veya uzman hekimin ne kadar sağlıklı bir hizmet verebileceği
  • Asistan hekimlerin eğitimleri sırasında yaşadıkları sorunlar, yaşadıkları baskılar
  • Hekimlerin tükenmişlik sendromu içerisine girme nedenleri
  • Hekimlerin devlet hizmeti yükümlülüğünü (mecburi hizmet) yerine getirirken yaşadıkları özel ve mesleki sıkıntılar, ailelerin parçalanması
  • Uzman hekimlerin mesleklerini yaparken yaşadıkları sıkıntılar
  • Sağlıkta dönüşüm ile uygulanan performans sisteminin hekim-hasta ilişkisini ve hekimlerin mesleki eğitimlerini etkilemesi
  • Genç hekimlerin gelecek kaygısının nedenleri
  • Sağlık hizmeti içerisinde şiddetin hala devam etmesi
  • Hekimlerin meslek örgütleri hakkındaki düşünceleri
  • Hekimlerin bilimsel çalışmalar yaparken yaşadıkları sıkıntılar

Bugün bir meslektaşımız, mesleğinin getirmiş olduğu bir takım sıkıntılardan dolayı aramızdan ayrıldı. Bu ölüm, bu ayrılış ilk değildi, sorunlar devam ettiği ve bu sorunlar üzerine odaklanıp çözme, iyileşme çabasında olunmadığı sürece mesleğimizde nice hekimler hayatlarını yitirecek, her bir can ile mesleğimiz de kan kaybedecektir…

Bir doktor öldü, canım ülkem, tek sebep SABİM mi? Diğer sorunları görmenin, çözmenin vakti gelmedi mi?

Sevgi ve Saygılarımla…

Uzm. Dr. Erdinç Nayır